Hi, How Can We Help You?

Blog

Kasım 16, 2021

Narsisistik Yaralanma

Narsisistik Yaralanma

Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatiksel El Kitabı’nın 5. Versiyonuna göre (DSM 5) narsisizm, erken erişkinlikte başlayan, çeşitli bağlamlarda ortaya çıkan büyüklenme (üstünlük biçimde görülme beklentisi ve başarılarını abartma), yoğun düzeyde beğenilme gereksinimi ve empati kurma becerisinin eksikliği ile karakterize olan yaygın bir örüntüdür.


Çocuklukta soğuk, eleştirel, memnuniyetsiz ve benmerkezci ebeveynlerle büyümüş olan narsisistler, derinlerde hissettikleri utanç ve yalnızlık hisleriyle baş edebilmek adına yaşamlarının erken çağlarında öz benliklerini terk ederler ve kendilerine sahte bir benlik oluştururlar. Fakat bu yeni sahte benlik dıştan sağlam ve yıkılmaz gibi görünse de sınırsız başarı, zeka, güç ya da güzellik düşlemleriyle çokça meşgul olan narsisistler, elde etmek istediklerine ulaşamadıklarında, başkaları tarafından terk edildiklerinde, etrafındakiler kendilerine karşı sınır çizdiğinde, fikirleri başkaları tarafından kabul görmediğinde ya da eleştirildiklerinde “narsisistik yaralanma” yaşarlar.


Kendilik değerlerinde çocukluktan bu yana var olan yaraları ustalıkla gizleyen narsisistler, çoğu durumda yetişkinlikteki duygusal yaralanmaları kolayca atlatamazlar ve uzun süreler boyunca kin tutarlar. Çünkü narsisistler, eleştiri ve terk dilme gibi durumlar ile sağlıklı biçimde başa çıkmalarını sağlayacak içsel mekanizmalara ve duygusal farkındalığa sahip değildirler. Özel ve eşsiz olduklarına dair yoğun bir inanç taşıyan, temelde oldukça kırılgan ve zayıf bir kendilik değerine sahip olan narsisistler, bu kırılganlıklarından ötürü duygusal yaralanmalara oldukça açıktırlar.


Eleştirildiklerinde ya da terk edildiklerinde kendilerine dair kafalarında oluşturdukları illüzyon dağılır ve kendilerini yoğun bir saldırı altında hissederler. Hayatlarını idame ettirebilmeleri için narsisitik illüzyonlarının devam etmesine ihtiyaç duyduklarından karşısındakilere öfke ve küçümseme yoluyla karşı saldırıya geçerler. Yakın çevrelerinde bulunan kişileri kendilerinin uzantısı olarak algıladıklarından onları kendilerinden ayrı birer birey olarak görmekte zorlanırlar. Dolayısıyla en basit konularda dahi fikir ayrılıkları yaşandığında bu durum onların narsistik yaralar almasına neden olabilir. Özellikle de bu fikir ayrılıkları kalabalık bir ortamda yaşandıysa narsisistler bunu kendine yönelik bir tehdit olarak algılayabilirler ve bu duruma aktif ya da pasif öfke ile karşılık verebilirler.


Narsisistik yaralanmaların örnekleri yalnızca romantik ilişkilerde görülmez. Siyasette, iş hayatında, boşanmalarda ve hatta ebeveynlikte dahi narsisistik yaralanmalardan kaynaklanan intikam, öfke ve saldırılarla sıkça karşılaşılabilir. Narsisistik bireylerin bu tutumları, etraflarındaki kişiler adına oldukça zorlayıcı olabilir. Böyle zamanlarda narsisistik bireylerin öfkeli tepkilerinin aslında çocukluktan kalan yaralarının sızlamasından kaynakladığı unutulmamalıdır. Terapi, daha sağlıklı iletişim yolları bulabilmek ve daha sağlıklı ilişkiler kurabilmek adına oldukça faydalı olabilir.

Yazar

Elif BAŞÇELİK

Uzman Klinik Psikolog

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">html</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

İn yazılım web site tasarımı seo paketleri
Karşıyaka Psikolog manisa psikolog Salihli Psikolog Bodrum Wolf Yetkili Servisi