Hi, How Can We Help You?

Blog

Kasım 16, 2021

Madde Kullanım Bozuklukları

Madde Kullanım Bozuklukları

İşlevselliğini bozacak ve davranışlarında değişime neden olacak seviyede sık madde kullanılması önceden madde bağımlılığı ya da madde kötüye kullanımı olarak isimlendirilmekteydi. Zihinsel durumumuzu değiştiren maddeler şu anki adlandırmayla madde kullanım bozukluklarına yol açar. Kafein haricindeki bütün maddeler için bu geçerlidir. Maddenin uzun süre kullanımı; psikotik bozukluklara, duygudurum bozukluklarına, kaygı bozukluklarına, obsesif kompulsif ve ilişkili bozukluklara, uyku-uyanıklık bozukluklarına, cinsel işlev bozukluklarına, deliryuma vb. rahatsızlıklara sebep olabilir.

Pek çok kullanıcı öncelikle az miktarlarda başlayıp kullanım miktarını gittikçe artırmaktadır. Bunu kontrol etmeye çalışsak da başarısız oluruz ama tamamen bırakmak gözümüze imkansız gibi görünse de, bırakmayı denemek yerine kullanım miktarını azaltabiliriz. Zamanımızın çoğu maddeyi edinmek ve kullanmak arasında kaybolur. Sosyal ilişkilerimiz sekteye uğrar ve yakınlarımızla tartışmamıza sebep olur. Maddeyi aldığımızda vücudumuz etkisine alışacağından dolayı aynı etkiyi sağlamak için daha çok kullandığımızda tölerans geliştirmiş oluruz. Töleransla birlikte daha önce kullandığımız miktardan daha az etkileniriz ve giderek artan dozlarda tüketme isteği bizi ele geçirir. Bu istek, madde kullanımı ve kumar oynama gibi davranışlarımızda dopamin salgılanmasıyla ilintilidir. Beyin kimyamızı etkileyen davranışlarımız ve davranışlarımızın tekrarını kolaylaştıran salgıladığımız hormon. Kısır döngü gibi görünen bu durumun üstesinden gelebilmemiz mümkündür. Yeşilay Danışmanlık Merkezini arayıp ücretsiz şekilde psikososyal desteğe ulaşabiliriz. 115’i tuşlayarak yakınlarımız veya kendimiz için bilgi ve bağımlılık hizmeti alabiliriz.

“Bırakabilirim fakat bu olmadan yapamıyorum”, “İstesem bundan uzaklaşırım aslında”, “Bir kereden bir şey olmaz deyip başladım ama bağımlı oldum”, “Arkadaş ortamında denedim ve sonra hayatım mafvoldu”, “Çevremdekileri teker teker kaybediyorum bu durum yüzünden” gibi birtakım cümleler kullanıcılar tarafından dile getirilmektedir. Değişmek istemek madde kullanım bozuklukları yaşayanlar ve çevresi için çok önemlidir. Yakınımızdaki kullanıcılara terapi alma konusunda destek olabiliriz. Grup terapisinin bağımlılıklarda çok etkili olduğu uzmanlar tarafından ortaya konmuştur. Gruptaki kişilerle özdeşleşmek ve gözlemlemek, ‘bağımlı düşünce sistemi’ne iyi gelmekte ve farkındalığı artırmaktadır. Madde kullanım bozukluğu olanlar, gerçeklik kavramlarının bozulduğunu ve düşünce süreçlerinin sıkıntıya uğradığını bilmelidir.

Bağımlılık Psikolojisi yazarı Twerski’nin aktardığına göre bağımlılık, maneviyatın karşı tezidir; bağımlılıktan kurtulmak, -illa bir dine olmasa da- maneviyata geçişi gerektirmektedir. Şunu da eklemek gerek, nüksün yaşanması önceki gelişmeleri silmez. Güçlü yanlarımızı sıralayıp olumlu kişilik özelliklerimiz üzerine düşünelim. Olumsuz öz imgemizi ve de düşük özsaygımızı değiştirebilmek için gerçekten yeterli biri olduğumuza inanmamız gerek. Esenlikler diliyorum.

Uzman Klinik Psikolog Nilgün Kurtgün

Yazar

NİLGÜN KURTGÜN

Psikolojik Danışman

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">html</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

İn yazılım web site tasarımı seo paketleri
Karşıyaka Psikolog manisa psikolog Salihli Psikolog Bodrum Wolf Yetkili Servisi